Fatih Terim: Eğer 22 yıl kalsaydım…

Yeni Malatyaspor'u 2-0 yenerek şampiyonluk yarışında bitime bir hafta kala önemli bir galibiyet alan Galatasaray'da teknik direktör Fatih Terim, artık son maça konsantre olduklarını söyledi.

Maç sonunda konuşan Fatih Terim, ligin bitimine 1 hafta kaldığına dikkati çekerek, “Son maçımızın kaldığını artık söylemeye gerek yok. Kaldı 90 dakika. Oyuncularımız gerekeni yapacaklardır.” dedi.

Takımı bulunduğu noktaya oyuncuların getirdiğini belirten sarı-kırmızılı teknik adam, Göztepe maçı öncesi takımına seslenerek, “Oyunun önemli aktörleri, bu hikayeyi yazdılar. Bunun önsözünü onlar yazdılar, son sözünü de onlar söylemeliler. Benim bir şey dememe gerek kalmamalı. Bu noktaya durumu getirmişsiniz, galibiyet ve beraberlik sizin. Kolay bir deplasmana gitmiyorsunuz. O camiayı ben çok iyi bilirim. Çok da güzel günlerimiz geçti. Artık sona gelinen, beraberliğin dahi sizi şampiyon yaptığı ortamda, oyuncularımız da gereğini yapacaklardır. Büyük Galatasaray ailesine bu şampiyonluğu hediye etmeliyiz.” diye konuştu.

Son maçlarında taktiksel olarak iyi oynadıklarını anlatan Terim, “Bugün sadece yenilgi bizi şampiyonluk yarışından düşürürdü. Buna rağmen maça baskılı başlayan, rakibini iyi analiz etmiş bir Galatasaray vardı. Her çıkışımızda pozisyon bulduk. Eğer Gomis, Rodrigues, Sinan Gümüş tercihlerini farklı yapsalardı, daha farklı bir sonuç olurdu.” ifadelerini kullandı.

Fatih Terim, Süper Lig’in son hafta maç programının henüz netleşmemiş olmasıyla ilgili soru üzerine, “Muhakkak bir bildikleri vardır. Futbolu idare eden kurumun bir bildiği vardır. Böyle yaklaşmak istiyorum. Geçen hafta da söyledim, burada başka bir şey var. Son hafta niye hep beraber aynı saatte oynamıyoruz, onu da bilmiyorum. O daha mantıklı olur gibi düşünüyorum.” yanıtını verdi.

Sarı-kırmızılı çalıştırıcı, Belhanda’nın performansına değinerek, şunları söyledi: “Belhanda’nın daha iyi ve devamlı iyi oynaması lazım. Böyle ve böylenin üstü olması lazım. Yeteneği var. Bugün hakikaten iyiydi. Beşiktaş ve Medipol Başakşehir maçlarında da iyiydi. Alıştığımız şekilde devam etmesi, hatta üzerine koyması gerekir. Ondan beklentiler böyle. Oyunda sorumluluk almalı, gol atmalı ve attırmalı. Belhanda bunun için alındı ve kendisinden memnunum. Gelecek yıl daha iyisini bekliyorum. İnşallah yeni sezonda daha formda, oyuna direkt etki eden bir Belhanda hepimiz için çok daha iyi olur.”

Fatih Terim, sezon sonu Arsenal’deki 22 yıllık kariyerini sonlandıracağını açıklayan Arsene Wenger’in durumuyla ilgili yöneltilen soruyu yanıtlarken, istikrarın önemine dikkati çekti.

Kendisinin 1996 yılında Galatasaray’ın başına geçtiği dönemde Wenger’in Arsenal ile sözleşme imzaladığını aktaran Terim, “Galatasaray’da 4 yıl şampiyon olduğum için kaldım. O zamanlar 6 ay bile kalınamayabiliyordu. Bir tek Gordon Milne vardı, o dönem o da 3 sene üst üste şampiyon olduğu içindi. Muhakkak gidişlerimde benim de hatam vardır. Ama az hatalı olan bendim. En son milli takımda oldu. ‘Beni gönderdiler.’ dediğimde, kimse inanmıyor. İnsan istenip istenmediğini bilmez mi? Eğer bir gün teknik direktörlüğü bırakıp, başka pozisyona geçersem, Allah nasip ederse, bu istikrarı sağlamak için hareket edeceğim. Ben de Wenger gibi 22 sene kalsaydım, anormal başarıları elde ederdik.” şeklinde konuştu.

Türkiye Futbol Direktörü olduğu dönemde Türkiye Futbol Federasyonunda tacize yönelik özel bir birim kurduğu bilinen Fatih Terim, son dönemde Eskrim Milli Takımı’nda yaşandığı ileri sürülen bir taciz konusunun olduğunun hatırlatılması üzerine, bu durumla ilgili hassasiyetine vurgu yaptı.

Bu konuyla ilgili saatlerce konuşabileceğini anlatan Terim, sözlerini şöyle tamamladı:”Türkiye Futbol Direktörü olduğumda ilk kurduğum birim buydu. Adını da ‘Çocuk Esenliği Birimi’ koymuştuk. Zaman zaman bu konuyu dile getirdim ve herkesin empati yapmasını istedim. Bu durum Türkiye’de var. Futbolda var, başka yerde de var. Dosyaların bir çoğu hala bende. Bir çoğuyla bizzat ben uğraştım. Türkiye’nin bazı yerlerinde, bazı şeyleri örtbas etmek kolay oluyor. Bir çocuğun hayatını mahvedemezsiniz. Bilinen bazı şeyler var, bilinmeyen birçok şeyle de uğraştık. Bu konu ülkemizin meselesi olmalıdır. Bir tane çocuğa dahi faydamız olursa, yapılan büyük iştir. Bununla biz hala mücadele ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz. Ucu da kime dokunursa dokunsun. Kendi branşımla ilgili konuşalım, bizim kadın futbolunda milli takımlarımız, kulüp takımlarımız, alt yaş gruplarımız ve liglerimiz var. Çocuk esenliği için elimden gelenin fazlasını yaptım. Benden sonra ne oldu bilmiyorum. ‘Ona dokunma.’ veya ‘Bu yanlış olur.’ diyerek olmaz. Birinin çocuğuna dokunun bakalım, canı yanınca ne olacak? Hepsi bizim evladımız. Basın olarak siz de bu konuyu işlemelisiniz. Bakın hem haber hem de tehdit olarak neler gelecek. Hep beraber bu savaşı vermeliyiz. Her çocuk bizim çocuğumuz. Bu konu medya da işlenmeli.”