Fatih Altaylı: TCK’ya göre Dursun Özbek’in yaptığı suçtur ve tefeciliktir

Altaylı, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın açıklamalarından Galatasaray'ın durumuna, Fenerbahçe'nin hazırlık maçında Boluspor karşısında aldığı 6-2'lik yenilgiye kadar birçok konuda yorumlarda bulundu

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Bloomberg HT’de yayınlanan ‘Spor Saati’ programında spor gündemini değerlendirdi.

”SAHA İÇİNDEKİ KALP KRİZLERİ GENELDE GENETİK SEBEPLERDEN DOLAYI OLUYOR”
Saha içinde hayatını kaybeden Bruno Boban’la ilgili konuşan Fatih Altaylı, ”Bu oyuncunun genetik bir hastalığı olabilir çünkü bu ölüm normal değil. Oyuncular rutin sağlık kontrollerinden geçiyor fakat o kontrollerde genetik durum saptanamıyor. 16-17 yaşındaki oyuncularda da bu durum ne yazık ki oluyor.” dedi.

”PARAGÖZLÜK YÜZÜNDEN FORMULA 1’İ MAHVETTİLER”
Formula 1’i artık takip etmediğini ifade eden Altaylı, ”Paragözlük yüzünden Formula 1’i mahvettiler. Eclestone, kendisini şahsen de tanıyorum. Yok Bakü’de sokak yarışı yok Çin, Malezya,Singapur bilmem ne! Bu işin tadı kaçtı. Formula 1, Avrupa işidir, gelenek işidir. Eski rekabetler artık Formula 1’de yok. Eski karizmatik pilotlar yok. En karizmatik dediğin sevimsiz Hamilton. Eskilerin hiçbiri kalmadı ve yetişmiyor. İlgiler de bu sayede düşüyor.” dedi.

”FEDERER’İN KAYBETMESİNE TANIK OLMAK İSTEMEDİM”
Federer’in son mağlubiyetini değerlendiren Altaylı, ”İki seti seyrettim. İlk seti 6-3 aldı, ikinci seti 6-3 verdi. Gözlerim Federer’in kaybına tanık olmak istemedi o yüzden ekranı iki set sonunda kapattım. Djokovic’in sakatlığı Federer ve Nadal’a yaradı. Djokovic de ayrı bir tatsız ve sevimsiz. Bazı insanlar tatsızdır. O da öyle.” şeklinde konuştu.

”BU TAKIM OYNAMA ALIŞKANLIĞI KAZANMALI”
A Milli Takım’ın İrlanda’yı 1-0 mağlup ettiği maçı değerlendiren Altaylı, ”Oynanan oyun çok tatlı değildi ve şahane bir oyun oynanmadı. Bu bir hazırlık maçıydı ve tarihimizde ilk kez İrlanda’yı yendik. ‘1-0 olsun bizim olsun’ derler ya aynen öyle oldu. Milli Takım’ın iyi bir kadrosu var. Çok sayıda yurt dışında forma giyen oyuncumuz var. Bu takım sık sık bir araya gelip maç yapmalı. Omurga tek takımdan gelmiyor o yüzden sürekli maç yapmaları gerekiyor. Lucescu ve Ali Dürüst ne düşünüyor bilmiyorum ama bu takım oynaya oynaya birbirine alışmalı. Basın toplantısına girmedi diye adama bir şey diyecek halim yok. Sinirli olabilir. Durumdan memnun olmayabilir ama sanmıyorum. Dünya kadar para alıyor. Yılda kaç maç oynuyor ki?” dedi.

”CENGİZ ÜNDER’LE ANNESİ VE BABASI ‘ÇOK İYİ EVLAT YETİŞTİRDİK’ DİYE ÖVÜNMELİDİR”
Cengiz Ünder’in çok daha iyi yerlere geleceğini söyleyen Altaylı, ”İtalyanca öğrenmiş. Gayet aklı başında davranıyor. Acun Ilıcalı ile arkadaşlık etmezse; orada başarılı bir futbolculuk kariyeri olur. Acun’un özel uçaklar, kızlar, playstation güruhu içerisinde kendini harcamaz ise ve bu yolda devam ederse; ki yaşına göre olgun bir karakter. 9 maç 6 gol 1 asist, süper performans! İtalya için muhteşem bir performans! Normalde Roma 20 yaşında bir oyuncuyu olgunlaşması için başka takımlara kira verir ama Cengiz’de durum böyle olmadı. Cengiz Ünder gayet başarılı bir performans sergiliyor. Gençlerle sohbet ediyor. Çok olgun ve karakterli bir isim. Ona buna fırça atması, posta koyması gibi durumları yok. Altında lüks araçlarla bar bar gezmiyor. Manken ve sosyetik kadınların peşinde değil. O yüzden başarılı olma ihtimalini çok yüksek ihtimal olarak gördüğüm bir isim. Annesinin ve babasının ‘çok iyi evlat yetiştirdik’ diye övünmesi gereken bir karakter. Bu fotoğrafı çeken Vedat Danacı, Türkiye’nin en iyi fotomuhabiridir ama bize bu lafları söyleten Cengiz Ünder.” şeklinde konuştu.

”NIKE İĞRENÇ FORMALAR YAPMIŞ, BURADAN ONLARA TEŞEKKÜR EDİYORUM”
A Milli Takım’ın yeni formalarını yorumlayan Fatih Altaylı, ”Çirkinlikte sınır tanımayan başarısı için bu formayı yapanlara teşekkür ediyorum. Felaket bir forma. Sokaktan birine ‘forma çiz’ desen bundan daha kötü dizayn yapabilir mi emin değilim. Bari 60’lardan 70’lerden kalan formaları yap ve ‘ben nostaljik oldum’ falan dersin. Bu onun sözde modernize edilmiş versiyonu ve bir halta benzemiyor. Tanesi 300 TL’ymiş. Gerçi ucuzu da varmış ama futbolcuların giydiği kalitede olanı bu rakammış. Son derece dandik diyebileceğimiz dizayna sahip ve tasarlanmış forma. Nike’ı üstün başarıdan dolayı kutluyorum. Federer’in giydiklerine baktıktan sonra Nike’ın iyi şeyler yaptığını görüyorum. Ya bunları Türkiye bürosu hazırlıyor ve onlar da yeteneksiz isimler. Ya da yurtdışı bürosu ‘aman aman bize Türkiye demeyin’ diyip elleriyle değil de oturma organlarıyla formaları çizmişler gibi bir hal var.” ifadelerini kullandı.

”HAZIRLIK MAÇI OLSA DA FENERBAHÇE‘NİN 6 GOL YEMESİ KABUL EDİLEMEZ”
Fenerbahçe’nin Boluspor’a 6-2 mağlup olduğu maçla ilgili yorumda bulunan Altaylı, ”Konunun gençler ve sigarayla bir alakası olduğunu düşünmüyorum. Maça esrar içip de çıksalar; yine de Fenerbahçe A Takımı’ndan 6 oyuncu olduğu ve kadroya girme olasılığı olan bir takımın Boluspor’dan 6 tane yemesi çok kabul edilebilir bir şey değil. Değil sigara esrar içsen böyle sonuç olmaz. Orada başka bir şey var. Bir konsantrasyon bozukluğudur. Artık futbolda seviyeler birbirine çok yaklaştı. Alt lig ve üst lig takımları arasında fark kalmadı. Büyük ihtimalle maça konsantre olamadılar. Volkan sadece derbilerde oynuyor. Hatta sadece Galatasaray maçlarında iyi oynuyor. Her maç Galatasaray maçında oynadığı gibi oynasa büyük takımlardan birinde olurdu. Konsantrasyonu bozduğun an futbolda golleri patır patır yersin. Bu sonuç veri midir? Bence değildir. Ligde 7 yiyecek diye bir şey yok ama yine de Fenerbahçe düzeyinde bir takım için 6 tane yemek onur kırıcıdır. Seçimden dolayı diyorlar. Takımla hiç ilgilenmesen de yönetimin tümü istifa etse de bu sonuç olur mu? Yönetimin tümü intihar etse de yenilir mi 6 tane? Olur mu böyle bir şey. Bu sonucun seçimle ne alakası var?” dedi.

” AZİZ YILDIRIM’IN KULÜBE 100 MİLYON LİRA BAĞIŞLAMASI İÇİN KAZANCININ DA BU KADAR OLMASI GEREKİR”

Aziz Yıldırım’ın ‘kulübe 100 milyon TL bağışladım’ açıklamasını değerlendiren Fatih Altaylı, ”Aziz Yıldırım’ın kulübe 100 milyon TL bağışlaması için öncelikle böyle bir gelirinin olması ve bu gelire bağlı olarak vergisini ödemesi gerekir. Şike davaları döneminde hatırladığım kadarıyla aylık gelirinin 20 bin TL olduğunu belirtmişti. 100 milyon TL! Yazması bile zor. Ayda 20 bin TL dersek; aylık 5 bin TL gelirini bağışlamış demek oluyor ki bu da 400 aylık gelirini bağışlamış oluyor. Allah bereket versin. 400 mü 4000 mi ben de hesabı şaşırdım.” ifadelerini kullandı.

”ALİ KOÇ’UN GALATASARAYLI TARAFTARA VERDİĞİ CEVAP NASIL BİR BAŞKAN OLACAĞININ İPUCUDUR”

Ali Koç’un Galatasaraylı bir taraftarla girdiği diyaloğu ve Fenerbahçe’nin seçim sürecini değerlendiren Fatih Altaylı, ”Ali Koç’un Galatasaray taraftarına karşı söylediği laf hoş değil. Başkanını korumuş falan filan deme! Biz zaten Ali Koç’u başkan olarak görmek istemiyoruz. Aziz Yıldırım’ın başkan kalmasından bizler son derece memnun kalırız. Ali Koç’un Aziz Yıldırım’dan daha fazla Anti-Galatasaraylılığı vardır. Aslında bu açıklaması gelecekte nasıl bir başkan olacağının açık göstergesidir. Bu sözler ipucu veriyor. ‘Seni başkan görmek istiyoruz’ diyen birine böyle cevap verilmez. Bana bir Fenerbahçeli gelip aynı sözleri söylese; ‘İnşallah başarılı bir Galatasaray başkanı olarak görmek istiyorsunuzdur’ der konuyu kapatırım. Yani ‘sen bizim işimize karışamazsın’ falan çıkma kardeşim o zaman oraya! Bu cevabı kibar bulmadım. Aziz Yıldırım Bey’e gelince; Fenerbahçe’den başka kim şampiyon olursa o şampiyonluğu şikeli olarak görüyor ama gel gör ki hakkında şike davası açılmış ve mahkumiyet almış tek kişi de kendisi. Bursaspor’un şampiyonluğu neden şaibeli? Anlatsın bize. O sene ‘biz şike yapamadık’ mı demek istiyor. Orada FETÖ var burada TETÖ var şurada ZETÖ var. Sürekli bir şey! Sen zaten FETÖ’ye yakın kişileri kulübe almadın mı? İktidara yakın medya kuruluşlara yakın yöneticileri ve hukuk danışmanları alınmadı yönetime? Öyle bir anlatıyor ki; bilmeyenler için hoş ve kahraman hikaye gibi duruyor ama öyle değil. Ne yazık ki konulara hakim olan kişiler için durum öyle değil. Bursaspor’un verdiği cevap da bana göre hafif. Türkiye’de ya Fenerbahçe şampiyon olacak diğerleri olursa şaibeli! Neden o zaman senin hakkında şike davası açıldı? Birçok tape delil olarak kabul edilmedi ama bunca şey boşuna mı oldu? Herkese çamur atma kardeşim. Hadi Galatasaray’ı sevmiyorsun ama Bursaspor’la ne alakan var? Hakkında şikeden mahkumluk çıkan tek kişi o. Bu karar mahkemeden çıktı mı? Çıktı. Eğer ama FETÖ falan filan evet bu bir mesele ama aslı var mı yok mu ona bakmak lazım. FETÖ iki kere iki dört eder derse ‘hayır beş eder’ mi diyeceğiz? Yani şunu söylüyorum. Fenerbahçe’deki başkanlık yarışını kazanacağım diye Türk sporunun ortasına bomba koymaya hakkı var. Birincisi Ali Koç bu kadar kötü değil. Yarın öbür gün Ali Koç’a FETÖCÜ demezse; gel yüzüme tükür! Eskiden ‘Ali Koç benim varisim’ diyen de kendisiydi. Mecbur mu Ali Koç mahkeme kararını beklemeye. O adam mahkeme kararını beklemeden çıktı diye illa laf mı edeceksin? Padişah mısın kardeşim? Padişahları bile oğulları zaman zaman devirmişlerdir. Yavuz Sultan Selim, babasını devirmedi mi kardeşim?” ifadelerini kullandı.

”AZİZ YILDIRIM 20 BİN LİRALIK GELİRİYLE NASIL 100 MİLYON DOLAR BAĞIŞLAMIŞ?”
Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe’ye 100 milyon dolar bağışladığı sözüne yorum yapan Altaylı, ”Şimdi bana bir mesaj geldi. Aziz Yıldırım ‘100 milyon dolar’ demiş. Mahkemede beyan ettiği 20 bin liralık aylık geliriyle bu parayı nasıl Fenerbahçe’ye bağışlamış bilmiyorum. Dedesinden veya babasından kalan bir miras olabilir.” dedi.

”TCK’YA GÖRE DURSUN ÖZBEK’İN YAPTIĞI TEFECİLİKTİR VE SUÇTUR”

Dursun Özbek yönetiminin ibra edilip edilmeyeceği konusunu değerlendiren Altaylı, ”Bu yapılacak ibranın Mustafa Cengiz yönetimiyle uzaktan yakından hiçbir alakası yok. Bu tamamen 31 Aralık itibarıyla tamamlanan yılı kapsayan bir ibra. Bu başından sonuna kadar Özbek yönetiminin ibrası olacak. Kendini çıkıp savunması gereken kişi Dursun Özbek ve yönetimi. Zaten mali raporu da Dursun Özbek yönetiminin denetçileri hazırladı. Bana sorarsan denetçiler bağımsız olmalı. Ayrı bir şekilde seçilmelidir. Çünkü denetçilik yapacaklar. Bu görevi layığıyla yerine getirmiş olmaları zaman zaman beklenmeyebilir. Özbek’le ilgili bir müjde vereyim. Genel kurulda aday olmayı kafasına koymuş durumda. Bununla ilgili nabız yoklamaya başlamış. Galatasaray’ın önde gelen isimlerinden adaylığına destek için randevu talep ediyor. Bazı eski ANAP’lı siyasetçiler de kendisine destek veriyormuş. Dursun Özbek, Mayıs’ta aday olacak anladığım kadarıyla tadı damağında kalmış. Galatasaray Genel Kurulu’nun elbette bir sağduyusu oluşacaktır. Duygusallıkla değil yapılan icraatlara göre oluşması gerekiyor. Dursun Özbek, genel kurul karşısına çıkacak ve son bir yılın hesabını eski başkan olarak verecek. İbra etmemenin pratik bir sonucu yok. İbra edilmeyen yönetim düşerdi. O yönetim zaten düştü. Seçimi kaybetmiş olması aslında ibra edilmediğini gösteriyor. Erken seçim yapıp kaybediyorsunuz. Bunun bir de genel kurul sonucu olarak tabelaya yansıması lazım çünkü bir daha aday olmaması için. Geldi UEFA ile bir anlaşma yaptı. Dedi ki, ‘Zararları şuradan şuraya çekeceğim ve bana zarar vermeyeceksiniz’ dedi. Zararları çekeceğimiz dediği rakamların üç katına çıkardı. 30 milyondan 90 milyona çıkardı. Galatasaray, UEFA’nın karşısına boynu bükük gitti. Ceza gelirse Özbek yüzünden gelecek. İkincisi, kulübün en önemli varlıklarını satacağını söyledi. Biz de genel kurulda ‘satılabilir, kurtuluş burada’ dedi. Dursun Özbek ‘bunları 500 milyona satacağım’ dedi. Biz dedik ki ‘500 iyidir’. Çıktı 500 milyon dolar diyerek yetki aldı. 500 milyon ile tüm açıklar ve borçlar kapanacakken Özbek’in sattığı rakama hiçbir sorun hallolmadı. Sadece Dursun Özbek’in görev döneminde yaptığı borçları kapamaya yaradı. Borçları da kapatmadı. Toplamda bakıldığı zaman, Özbek döneminde borçlar 300 ya da 400 milyon TL dolayında arttı. Satıştan sonra Galatasaray daha çok borçlu hale geldi. O paranın tamamı da büyük ihtimalle faize gidebilir. ‘Ben cebimden para verdim’ diyerek yıllarca Galatasaraylılara söyledi. ’20 milyon euro verdim’ dediği para Özbek’in dediği dönemde 85 trilyon ediyordu. Galatasaray kendisine kredi çekebilirdi. ‘Ben cebimden para verdim’ demek için kredi aldı. Faizle ilgili Galatasaray’ın hiçbir yetkisi olmadı. Bu parayı alıp Galatasaray’a verdi. Bu paraya bir faiz işletti. Bu faizden kar mı zarar mı etti bilmiyoruz. Ben kredi kullanıp Galatasaray’a veremem. Bu yasal olarak mali bir suç. Bu tefeciliktir. O paraya bir faiz işletiyor. Aldığı faiz yüksek mi zarar mı ediyor biz bunları bilmiyoruz. Ayrılırken de bunlara karşılık Galatasaray’ın hisse senetlerine temlik koyuyor. Bu tedbirlerden sonra Galatasaray’ın eli kolu bağlanmış oluyor. Alacaklı olduğu miktarı da raporlara göre şişiriyor. 20 milyonun bir kısmını almış olduğu halde şişiriyor. Cebinden verdiğim dediği paraya faiz işletemezsin. Bu bir suçtur. Krediyi aracılık edemezsin. TCK’ya göre bu bir suçtur. Hazine bu paraya isterse el koyabilir. Galatasaray’a faiz işleten bir başkanı var. Otelden Galatasaray’a 4 milyon Euro’luk bir fatura gelmiş. Bu paraya faiz işletiyor sonra bir kısmını siliyor. Gecelik 100 Euro olsa 40 bin geceye tekabül ediyor. Takım de ki 40 kişi ve 20 odada kalıyor, böl kaç gece olur? 20 bin gece yapacak. Bu nasıl olur? Her kampta 10 gün kalsalar 2000’e düşer. 5 sene demek. Galatasaray takımı 5 sene boyunca burada mı yaşar? Bir takım gazetecileri ağırladılar. O paraları kulübe mi yıktınız? Bu etik değil. Bir Galatasaray başkanı ile kendi şirketi arasında bağ kurmaması gerekiyor. Çıkıp başka otellerden fiyat aldın mı? Belki Divan Otel, belki Sheraton belki diğer oteller sponsor olacaktı. Bedava kalacaklardı. Sen hangi hakla kendi otelinde Galatasaray’ı ağırlıyorsun. Galatasaray olmadan boş oteli doldurabilirsin? Turizmin en öle olduğu zamanda bu fiyatlar ne kadar? Hesabını verebiliyor musun? Onları seve seve verecek! Genel kurulda ben yırttım! ‘Turizmin gidişi ortada, burada otel yapma fikri doğru değil’ dedim. Başkan otelci diye burayı otel yapamayız dedim. Başkan çekiç olduğu için her şeyi çekiç olarak görüyor. En azından araştırma yapalım’ dedim. ‘Hayır burada otel olacak, kimse kiralamazsa; 5 milyon dolara ben kiralarım’ dedi. Kiraladı mı? Hayır. Oteli bitirmiyor şimdi… Söz vermek göz vermeye benzer mi? De ki, ‘Ben buranın kirasını yatırırım’ de. Mustafa Cengiz’in yerinde olsam; 4 yıllık kiradan borçlarını düşerim. Dönelim başka mevzuya… Galatasaray Adası… Önünden geçerken kafamı çeviriyorum. Galatasaray Adası tarihinde ilk defa yıkılıyor. Orada enkaz bir yıldır duruyor. Ayıp değil mi? Günah değil mi? Senin bir yerde evin var. Kiracından kirayı alamıyorsun. Evini yakar mısın? Bana mantıklı cevap ver. Babanın malıysa yakabilirsin. Ona bir şey diyemem. Babanın malı mı bu senin? 150 bin Galatasaraylı avukat var. At kiracını! Adamın hayatı palavra üzerine kurulmuş durumda Galatasaray meselelerinde! Neyi sildi? Bir lira sildi mi? ‘Türkiye’nin tüm dış borcunu ben üstlendim’ desem olur mu? Bu ne kadar doğru ve gerçekçiyse Özbek’in söyledileri de aynı minvalde. Benim gücüm olsa ben yaparım bu dediğimi fakat o gücü olduğu halde bu dediklerini yapmaz! Var mı yok mu onu bilmiyorum ama ‘var’ diyor.” dedi.

”GALATASARAY, HAFTA SONUNDA ‘DEFİ BELA 2 KONGRESİ’ YAPACAK”

Hazırlıklarını iki kongreye göre yapıyorlar. Mayıs’taki kongreye girmek istiyorlar. Orada bizim bilmediğimiz bir hesabı var. Galatasaray’ı satacak mı bilmiyorum. Kendini Galatasaraylıdan alacaklı yapması bende şöyle bir hissiyat oluşturuyor. Galatasaray’da böyle bir durum olsun. Galatasaray’ın satış değeri üzerinden %15’inin sahibi ben olayım. Hatta daha fazlasını bile organize edebilir. ‘Ortak olayım’ diye düşünmüş olabilir diyorum ama kanıtım yok o yüzden düşündü demiyorum. Benim bu konulardan çıkaracağım mantıksal sonuç budur. Galatasaray bu açıdan ‘Defi Bela 2 Kongresi’ yapacak. Birincisinde belayı defetti. Galatasaray eğer belayı defetmezse; bu bela Mayıs’ta tekrar Galatasaray’ın başına çökebilir.

”CEMAL ÖZGÖRKEY İYİ BİR ARKADAŞIM AMA GALATASARAY’A BAŞKAN OLMA İHTİMALİNİ TEHLİKELİ BULUYORUM”

Galatasaray’ın Mayıs ayındaki kongresine aday olacağını açıklayan isimleri değerlendiren Fatih Altaylı, ”Ali Fatinoğlu adının ilk kez gazetelerde duydum. Hakkında bazı şeyler duydum. Bu Ali Fatinoğlu isimli tanımadığım beyefendinin azası olduğu bir Galatasaray Platformu varmış. Bu platformda yaptığı çeşitli sohbetlerde, son derece koyu bir Dursun Özbek fanatiği olduğu ve destekçisi olduğu, Özbek’in sorununu çözecek tek adam olduğu iddiaları ortalıkta dolaşıyor ama dedi mi demedi mi bilmiyorum. Güvendiğim isimler ‘Ali Fatinoğlu, Özbek’çidir’ dedi. Ama ben kimdir, bilmiyorum. Bu vatandaş adaymış. Allah kabul etsin. Galatasaray başkanlığının bu denli ucuzlamış olduğundan dolayı rahatsızım. Galatasaray başkanlığı bir hakedilişti. Galatasaray camiasına kendini kanıtlar ve aday olurdun, seçilir, seçilmez bilemem. Üç lirası beş lirası olan ama kendisini iş adamı zanneden bir takım insanlar, kendi iş adamlıklarını da öne sürerek çok hızlı biçimde aday oluyorlar. Hatta başkan adayı olmakla kalmayıp zaman zaman başkan da oluyorlar. Bir diğer aday ise Cemal Özgörkey. Cemal benim çok eski arkadaşımdır ve çok severim. Çok da iyi çocuktur. Kamuoyu da kendisini iyi tanır. Eski Türkiye güzelinin kocası olarak da bilinir. Fakat Cemal, Galatasaray’ı yönetemez. Şahsi kanaatim budur. Daha önce yönetimde Mağazacılık A.Ş’den sorumluydu. O sorumluyken ciddi sıkıntılar yaşanmıştı. Cemal, çok iyi ve tatlı bir adamdır. Çok da severim ama Galatasaray’ı Cemal’den daha çok sevdiğim için başkan olma ihtimalini tehlikeli bulurum ama Ali Fatinoğlu mu Cemal Özgörkey mi desen, Cemal derim. Fatinoğlu geçenlerde, ‘Benim büyük dedem Galatasaraylıydı’ demiş. Eskiden Cengiz Han soyundan olmayanlar İmparator olamazdı. O da kendisini Cengiz Han soyuna bağlamaya çalışmış. Benim de anneannemin yeğeni Galatasaraylıydı. Böyle bir soytarılık olur mu ya?” ifadelerini kullandı.

”MEDYA, HAKEMLERLE İLGİLİ YAZI DİZİSİ YAPMA KONUSUNDA ÇOK GEÇ KALDI”

Habertürk Gazetesi’nin MHK’nın açıklarını ortaya çıkardığı yazı dizisiyle ilgili konuşan Altaylı, ”Habertürk Gazetesi’ne ‘Good morning after supper’ (Geçti borun pazarı sür eşşeğini Niğde’ye) diyorum. MHK ile ilgili aylardır, yıllardır söylediklerim ortada. Hem Habertürk hem de diğer medya bu konuya girmekte geç kaldı. Bundan sonra bu konuya giremeyecekler. TFF Başkanı daha geniş bir medya ağında görev alacak o yüzden artık böyle konular ortada kalmayabilir. Gücü hak etmeden elinde toplayan ve kavak gölgesinde yatıp kendisini kavak zannedenler medyaya hesap ve metalik vermeme genini sürdürüyorlar. Neden dersen? Bunlar demokratik yollarla seçilmedikleri için hesap vermiyorlar. Sadece talimat alıp, rapor veriyorlar. O açıdan baktığın zaman da Türk Futbolu’nun durumu içler acısı değil. Bütün kulüplerin şikayet ettiği bir MHK, kulüpler tarafından seçilmiş bir federasyon tarafından atanmışsa; kulüplerin ne kadar yetkili oldukları da ayrı bir tartışma konusu.” şeklinde konuştu.

”TRABZONSPOR SÜRPRİZ YAPABİLECEK KALİTEYE SAHİP”

Fatih Kuşçu’nun ‘Galatasaray, Trabzonspor maçının ardından liderliği korur mu?’ sorusunu da yanıtlayan Altaylı, ”Trabzonspor son üç maçta galip geldi ancak Trabzonspor’da bir güç kaybı oldu ve tadları kaçtı. Galatasaray ise sahasında daha rahat oynuyor. Tabi Trabzonspor, sürpriz yapabilecek bir kaliteye sahip fakat başındaki teknik adam Rıza Çalımbay, ne yazık ki büyük takımlara karşı aldığı sonuçlarla kabus olabiliyor. Programı da artık bitirelim” diyerek son noktayı koydu.